Tik
bozuklukları
Tikler; ani,
istemsiz,
tekrarlayıcı hareket, ifade veya jestlerdir. Dört grupta tanı
mlanabilirler:
--Basit motor tikler (göz kırpma,
yüz buruş
turma, boyun çevirme, ağız germe vs),
--Basit vokal
tikler (boğaz temizleme, burun çekme,
hırıltı sesi vs)
--Karmaşık motor tikler (dokunma,
koklama, üzerine çeki
düzen verme vs)
--Karmaşık vokal tikler (belirli
ifadeleri/kelimeleri sık
yineleme, işitilen en son sesleri/ifadeleri tekrarlama vs)
S?
?klığı ve şiddeti aynı kişide dahi farklı bir seyir
gösterebilir.
Aynı tikin sıklığı ve şiddeti zaman içinde
azalabilir veya artabilir,
birinin yerini bazen bir başkası alabilir ve önce
göz kırpma,
sonra burun çekme ve boyun çevirme gibi
birden fazlası peş
peşe görülebilir.
Klinik
pratikte farklı
görünümlerde karşımıza ç?
?kar.
Geçici Tik Bozukluğu bir veya daha fazla basit motor ve/veya motor tikten
oluşur, sıklığı ve şiddeti ne olursa olsun bir aydan fazla ve bir yıldan daha
az
sürer. Kronik Motor Veya Vokal Tik Bozukluğu bir veya birden fazla motor
ve/veya
vokal tikin bir yıldan fazla görülmesidir ancak motor ve
vokal tikler
aynı anda bulunmaz ve tik görülmeyen
üç aylık
bir dönem yoktur. Tourette Bozukluğu olarak
adlandırılan
türünde ise bir veya birden fazla motor ve vokal tik
aynı anda ve bir
yıldan fazla süre görülür ve
yine tiksiz
geçen üç aylık bir dönem
yoktur.
Nedeni tam olarak ortaya konamamıştır ancak
birçok teori ileri sürülmektedir. Akrabalarında tik
öyküsü olanlarda daha sık görülmesi
beklenebilir, otozomal dominan geçişli genetik yatkınlık, hastalığ?
?n
görülme sıklığını arttıran bir etkendir. Bazı beyin
görüntüleme çalışmalarında bu
hastaların
hastalık ve iyileşme dönemleri arasında bazal ganglion vb
beyin
bölgelerinde yapısal farklılıklar görülmesi, ilgili
bölgelerdeki anatomik değişimlerle tikler arasında ilişki kurulmasına yol
açmıştır. Bu bulgular yanında, tedavide bazı ilaçlara
olumlu
yanıt alınması; beyin-davranış ilişkisinde rolü olan dopamin,
serotonin
vb nörotransmitterlerin biyokimyasındaki değişimlerin tik geliş
imindeki rollerini
desteklemektedir. Yaşla ortaya çıkan hormonal değiş
imler, perinatal (doğ
uma yakın) problemler, psikolojik (stres kaynağı) etkenler de ileri
sürülen başka teorilerdir.
Erkeklerde
1.5-3
kat daha sıktır. Çocuklarla yapılan bazı araştırmalar erkek
çocukların % 1-13’ünde, kız
çocukların %
11’inde tik veya tik benzeri davranışların
yaşamlarının bir
döneminde görüldüğ
ünü
göstermiştir. Başlangıç yaşı en
sık 7-11 yaşlar arası
dır.
Kısa sürelidir,
nadiren bir saniyeyi
geçer. İstemsiz yapılır ancak kısa süreli
de olsa baskılanabilir
veya ertelenebilir. En sık yüz boyun
bölgesinden başlar ve en fazla
görüleni göz
kırpma şeklindedir. Genellikle normal
davranışı andırır
görünümdedir ancak bazen tuhaf
veya çirkin
görünümde olabilir, çocuğun
kendisine veya
çevreye zarar verici bir görünüme
bürünebilir. Stres altında sıklaşabilir. Kimi durumlarda başka
aktivitelerin dahi önüne geçerek yaşam kalitesini
bozabilir.
Çocuğun özgüvenini azaltır, aile
içinde ve
sosyal ortamlardaki girişkenliğini bozar. Tiklere eşlik eden
kaygılı durum ve klinik
tablo sonucu görülen depresyon hali de
önemli yaşamsal
güçlükler olarak karşı
mıza çıkar . Baş
ka davranış sorunları ile birlikteliği de sıktı
r. Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite
Bozukluğu ve Obsesif Kompülsif
Bozukluk’ta tikler sık
görülür. Tiklerle baş
vuran bir hastada detaylı bir
nörolojik muayene de yapılmalıdır;
çünkü
tiklerin ve tik benzeri davranışların
görülebileceği
nörolojik hastalıklar olduğu gibi, tik ile
karışabilen koreiform ve atetoid
hareketler, myoklonus, hemiballismus gibi hareket
bozuklukları da önemli
nörolojik hastalıklara işaret edebilir.
Tiklerin
tedavisine başlamadan önce detaylı bir
öykü alınarak
tam bir tanı konur, tiklerin sıklığı ve ş
iddeti değerlendirilir, eşlik eden diğer
psikiyatrik sorunlar ayırdedilir. Tiklerin stres
dönemlerinde arttığı bilindiği
için, tedavide ilk yapılması
gereken, bu stres etkenlerinin neler olduğunun
ortaya konması, ortadan kaldırı
lmaya çalışılması veya
çocuğun kaygı ile başa
çıkma becerisinin arttırılması
dır (stres yönetimi). Basit
tiklerin tedavisinde bazen bu kadarı bile yeterli olabilir.
Karmaşık tiklerin varlığ
ında ve çocuğun yaşam kalitesinin
bozulduğu noktada ilaç
tedavileri, davranışçı tedaviler, ailenin
çocuğa olumlu
tutumlar sergilemesini hedefleyen aile eğitimi de diğer yaygın
tedavi
yöntemleridir. Ayrıca transkraniyal manyetik uyarım, bazı beyin
bölgelerine odaklı cerrahi operasyonlar da son yıllarda üzerinde
durulan alternatif tedavi yöntemleri olarak önem kazanmaktadır.
|