Sitede Ara
Language
İstatistik
Genel
Çoğul1387478
Tekil268921
Tarih2009-05-15
Kullanıcı
Toplam Kullanıcı114
Son kullanıcıceleron
GünHitler
2010-09-05
425425425
2010-09-04
189518951895
2010-09-03
875875875
2010-09-02
546546546
2010-09-01
706706706
2010-08-31
734734734
2010-08-30
114911491149
Trabzon Menü
sayfalar
Anket
Hangi Çiçeği Seversiniz
Gül
Şebboy
Orkide
Papatya
Karanfil
Videolar
En Beğenilenler
Döviz Kuru
Dolar $ 1.4994 1.5066
Euro 1.9241 1.9334
Sterlin £ 2.3100 2.3221
 
Uyku ve Rüyalar
Tarih 03/11/2008 16:16 Yazar yarenim Hitler 156
Print Pdf RSS
Uyku ve Rüyalar

Bütün bir günün yorgunluğu, hayvanlarda olduğu kadar insanlarda da karşı koyulmaz bir uyuma ihtiyacı doğurur. Gerçekten de insanın beden ve zihin gücünü yeniden toplamasını sağlayan tek şey uykudur. Çoğu zaman birkaç esnemeden sonra uyumağa hazı rlanan kişinin gözleri kapanır, kasları yavaş yavaş gevşer, vücut organları daha ağır çalışmağa başlar, solunum temposu yavaşlar ve düzenli hale gelir. Dış dünya ile bütün ilişkisini kesmiş olan kişi tam bir durgunluk ve hareketsizlik halindedir. O andan sonra artık bilinci de çalışmaz olur.

Uyku, başından sonuna kadar tekdüze bir olay değildir: normal süresi boyunca birtakım devrelerden geçer, bu devrelerden her biri de gittikçe derinleşen çe? ?itli evreleri kapsar.

Beyinde bulunan ve hipotalamus denilen bir sinir merkezinin denetlediği uyku, bütün fiziksel etkinliklerin durduğu bir dinlenme dönemidir: uyku sırasında kişi, bilinçli düş ünme yeteneğini kaybetmiştir. Bununla birlikte bilinçaltı, rüya görürken gene de «çalışmağ a» devam eder.

Hepimiz her gece rüya görürüz, fakat gördüğ ümüz rüyaları tümüyle unuturuz ya da yalnız uyanma anından önce gördüğ ümüz son rüyayı hatı rlayabiliriz. Zaten bir rüyanın, hattâ bir kâbusun bizdeki anısı çok çabuk kaybolur. Toparlayıp anlatması güç bir şey olan rüya, çoğu zaman fantastiğin ve gerçek dışının sınırlarına varan, tutarsız, bağlantısız birtakım hayaller dizisidir.

Kaynağı nı, gerçekten yaşanmış olan ya da bilinçaltında var olan olaylardan, duygulardan, istek ve kaygılardan alır. Rüya görmek, insanın yaşaması ve sağlıklı kalabilmesi için zorunlu olan bir beyin etkinliğidir. Laboratuvarlarda yapılan «rüyadan alıkoyma» deneyleri (kaydedici âletler rüya görmeğe başladığını haber verir vermez denek hemen uyandırılır), çıldırmaya kadar varabilen sinir ve ruh bozukluklarına yol açmıştır.

Öteden beri insanlar, gördükleri rüyalara bir anlam vermek istediler ve bu rüyaları öbür dünyadan gelen birer haber (Eski Yunanistan'da Uyku Tanrısı Hypnos, Ölüm Tanrısı Thanatos'un kardeşiydi) ya da kehanet olarak kabul ettiler.

1900 yılında Rüya Yorumu adlı kitabını yayımlayan Freud'un çalışmalarından bu yana psikanalizciler, rüyaları, itiraf edilmemiş ya da gerçekleşmemiş isteklerin dile gelişi şeklinde açıklıyorlar. Rüyalardaki bazı simgeleri yorumlamak oldukça kolaysa da (bir kral ya da bir kraliçe, babayı ya da anneyi temsil eder), her rüya, bireyin kişiliğine sıkı sıkıya bağlı olan özel bir anlam taşır. Bu bakımdan rüyaların bir tek anahtarı yoktur, yeryüzünde ne kadar insan varsa o kadar da anahtar vardır.

Uykusuzluk

Bazı insanlar uykusuzluktan yakınırlar: ya uykuya dalmak için büyük güçlük çeker ya da gece boyunca sık sık uyanırlar. Ciddî bir hal almağa başladığı zaman ilaçlarla (uyku ilaçları veya uyuşturucu ilaçlar, barbitürikler) tedavi edilen bu hastalık insanda ruh huzursuzluğu, endişe ve gerçek bir vücut yorgunluğu yaratır. Fakat, yıllardır bir tek gece «gözlerini kırpmadıklarını » söyleyen uykusuzluk hastalarına inanmamak gerekir: eğer insan bu kadar uykusuz kalsa, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin de kanıtladığı gibi, bütün gücü tükeneceğinden kısa sürede ölür.

Uyurgezerler

Bazı etkenler, sözgelimi bir uyurgezerlik nöbeti, uykuyu tedirgin ve huzursuz hale getirebilir. Böyle bir nöbet sırasında insan, uykuda olduğu halde yataktan kalkıp dolaşabilir, hattâ korku ve baş dönmesi duymadığı için bazen çok tehlikeli hareketler yapabilir. Uyandığı zaman da bu yaptıklarının hiç birini hatırlamaz. Bu uyku bozukluğu oldukça ender görülen bir olaydır. Üstelik, bir uyurgezeri uyandırmanın, onun ölümüne yol açabileceği inancı da yanlı ş tır.

Uyku Tedavisi

Uykunun süresi canlıların türüne göre değişir: zürafa günde üç dakika, fil 2 saat, kuşlar 12 saat uyur. Yetişkin bir insan ortalama 8 saatten fazla uyumaz. Bazı sinir hastalıklarını tedavi etmek için psikiyatri hekimleri bir uyku tedavisi uygulamayı öngörürler: uyku ilaçlarının etkisiyle hasta, bir, iki ya da üç hafta boyunca günde 12 ile 18 saat kadar uyutulur; ara sıra, temizliğini yapmak, yemek vermek ve ruh hekimiyle konuşmasını sağlamak için uyandı rılır.
RankRankRankRankRank
Yorum Yok.
     Çiçek Bakımı
     Çiçekçilik
     Çiçek Notları
     Çiçek Anlamları
     Çiçekler
     Özel Günler
     Bayanlar İçin
     Sağlık
     Güzel Sözler
     Şiirler
     trabzon çiçekçi
     Isparta Çiçekçi
     konya çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ısparta çiçekçi
       ıspartada çiçekçi
    Gül Ürünleri
Ziyaretçilerimiz
Merhaba Ziyaretçi
» IP: 38.107.191.116
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifremi Unuttum
Kayıt

En son 5 Kullanıcı
celeron hopss ydogan erderdemir gunes_cicekcilik

Online Kişiler
5

Online Kullanıcılar
0

Online Ziyaretçiler
5
01:  United 

states 38.107.x.x
02:  United 

states 38.107.x.x
03:  United 

states 38.107.x.x
04:  United 

states 38.107.x.x
05:  Unknown 95.108.x.x

» Çoğul
1387478
» Tekil
268921
Site Menü
Haberler
Son Hazırlananlar
Dostlar
İzinsiz Kopya Edilemez Tüm Hakkı Saklıdır. TrabZoNciCekCi.Net
  Theme Design By IspartaWebHosting.Com    MemHT Portal is a free software released under the GNU/GPL License by Miltenovik Manojlo